Efendisinin hizmetinde köle olmak.. 33 hikayesi

Tamami ile gerçektir .:)

BDSMMaster Efendim, kız arkadaşı ile tatile çıkarken benim de onlara hizmet etme onuruna ulaşmama karar vermişti. İnanılmaz heyecanlıydım. Emrettiği saatte, sabaha karşı 4 gibi kapısının önündeydim, bana daha önce verdiği talimatlar doğrultusunda onlar uyanmadan Sahibimin verdiği anahtarla eve girip, Sahibim ve sevgilisi uyurlarken öncelikle evin genel temizliğine başladım, ses çıkmaması için öncelikle toz almak ve ortalıktaki dağınıklıkları topladım. Sonrasında Efendimin geceden hazırladığı eşyaları arabaya indirip, arabaya yerleştirdim. Yerleştirme işlemi mutfağa girip, aldığım malzemelerle hem güzel bir kahvaltı sofrası kurmaya başladım, hem de yolda atıştırılacak sandviç gibi şeyler hazırladım. Bu konularda normalde çok isteksiz ve başarısız olan ben, konu Sahibim olunca en titiz şekilde, hızlı hızlı keyifle çalışıyordum. Bir yandan da inanılmaz heyecanlıydım, bize sonra Sahibimin emri ile yapacağım şeyleri düşünürken inanılmaz heyecanlanıyor, ellerim titriyor, nefes almakta zorluk çekiyor, aşırı heyecandan elimden peyniri düşürüyor yahut ekmeği düşürüyor, malzemenin bir kısmını heyecanıma kurban veriyordum. Evin genel ses çıkarmayan temizlik işleri ve kahvaltıyı hazırlama işlerim bittikten sonra Efendimin emrettiği gibi saat 8’de dizlerimin üzerinde, 4 ayak şekilde Efendimin ve sevgilisinin uyudukları odaya girdim.

Sahibim, kendisinden önce taptığım sikini uyandırmamı emretmişti!!!

Odadan içeri girdiğimde Sahibim ile sevgilisinin yatakta çırılçıplak uyuduklarını gördüm ve inanılmaz sevindiğim şey, Sahibimin sırt üstü yatıyor olması nedeniyle gece boyunca çok iş başardığını düşündüğüm taptığım, uzaktan aşk yaşadığım, Sahibimin uyandırmamı emrettiği muhteşem penisi rahatça ulaşabileceğim bir yerdeydi.

Dizlerimin üzerinde, gözlerim o aşık olduğum penise kilitlenmiş şekilde yaklaştım. Zangır zangır titremeye başlamıştım. En büyük korkum Sahibimin penisinden önce kendisini uyandırmaktı. Öyle bir şey olursa belki ilk defa bu kadar yaklaştığım penisini uyandırma şansını kaybedebilirdim.

Penisine doğru yaklaştım, kokusunu ciğerlerime dolduruyordum. Sahibimin kokusu ciğerlerimde dolaşıp, aldığım bu nefesle vücudumdaki kanım temizleniyor, yani Sahibimin kokusu kanıma karışıyor, bana siniyordu…. Ohhhh

Derin derin nefeslerden sonra, o penisin başını yalamaya başladım. Ufak dil darbeleri ile sikinin başını yalamaya başlamıştım. Offfffff dilim o sıcak penise değmişti ve bu an tarihi bir andı benim için. Yıllardır hayalini kurduğum bir andı. Böyle muhteşem bir şekilde gerçekleşmesi ne büyük bir onur ve şanstı benim için.

O sırada Sahibim uyanmamıştı ama o da ne! Yatakta diğer tarafa doğru dönmüştü. Tadını daha yeni yeni tatmaya başladığım penis artık ters taraftaydı. Oraya uzanmaya çalışırsam Hanımefendiye yanlışlıkla değme, rahatsız etme ihtimalim olabilirdi. Ne yapabilirim paniği yaşarken, Sir Master Efendimin taşaklarını gördüm. Yapabileceğim tek şeyi yaptım ve bu sefer Sir Master Efendimin taşaklarına dil darbeleri vurmaya başladım. Heyecandan ölecektim, artık dayanamadım ve dil darbelerinin ötesinde taşakları ağzıma almaya çalıştım. Bu sırada rahatsız mı oldu yoksa keyif mi aldı emin olamadığım Sahibim tekrar döndüğünde kafamdaki kuşku yerini bir tespite bırakmıştı. Sahibim’e keyif vermiştim. Çocuk gibi mutlu oldum. Sahibimin irileşmeye başlayan penisini görür görmez, hemen heyecan içinde ağzıma aldım.

İşteeeee, dudaklarımın arasında o muhteşem Sahibimin, muhteşem penisi vardı. Fotoğraflarından biliyordum, büyüdüğünde neye benzeyeceğini. Bunu düşünmek beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. İşte, dudaklarımın arasındaki sıcaklık, yavaş yavaş dilimin üzerinde uzanmaya, santim santim büyümeye başlamıştı. Ağzımın içi gittikçe beni korkutacak kadar dolmaya başlamıştı!!!

Boğazıma Sahibimin, Efendimin, her şeyimin sikinin başının dayandığını ve nefessiz kaldığımı hissettiğim an panik oldum. Panikle kafamı çektim, dilimin üzerinden tekrar bu sefer dışarı doğru kayan penisin kökünden tutup, ağzımdan çıkarmıştım. Offff ıslanmış hali ile parlayan harika bir penis elimdeydi. Sahibimin penisine zevk veriyordum. Bu inanılmaz bir şeydi. İşte diye düşünüyordum, ben bunun için yaratıldım. Bunu yapabilmek için…

O muhteşem penisin tekrar boğazıma dayandığını hissetmek istedim. Yine tuttuğum siki ağzıma doğru çevidim, kocaman başını gördüm ve ağzımı açıp, o başı dudaklarımın içine aldım. Dudaklarımla hafifçe sıktım, adeta suyunu çıkarıp emmek, tadını almak istiyordum. Boğazıma doğru ilerliyordu… Yani pardon, tam tersine boğazım sikin başına doğru ilerliyordu. Çünkü Sahibim yatıyor, siki de sabit duruyordu. Ben Sahibime doğru ilerliyordum. Boğazım Sahibimin sikinin başına doğru ilerliyordu. Boğazıma dayandığında kusacak gibi oldum ama kendimi inanılmaz şekilde tuttum. Normalde parmağımı boğazıma yaklaştırsam kusardım. Ama şu anın muhteşemliğini bozmak istemiyor olmam böğürmemi bile kontrol etmişti adeta. Boğazımdan nefes alamayınca burnumdan nefes alıp vermeye başladım.

Ağzımdaki sikin muhteşemliği beni ürkütüyordu. Onu ağzımdan tekrar çıkarıp, tekrar ağzıma aldım. Dilimin üzerinden kayıp boğazıma doğru ilerlerken dilimle yalamaya devam etmeye çalışıyor, bir yandan da emmeye çalışıyordum. Biraz hızlanırken bir an kalbim duracak gibi oldu… Boşalır mıydı acaba????

Sahibim ağzıma boşalır mıydı? BDSMMaster Efendim, bu kölesi olduğum erkek, siki şuan ağzımı dolduran bu güçlü erkeğin spermleri ağzımı dolduracak mıydı yoksa biraz sonra??? Öleceğim sandım, hızlanmaya başladım, kafamı yukarı aşağı indirip çıkarıyordum. Ağzımın içinden kocaman sik girip girip çıkyordu.

Tam tempoyu yakalamıştım ki, ensemden tutulması ile çekildim. Sahibimi kızdırdım korkusu ile doğrulurken, beni tutanın Hanımefendi olduğunu gördüm. Göz göze gelir gelmez “defol” azarı ile irkildim. Hemen refleks olarak “Özür dilerim Efendim” diyerek geri çekildim. Oysa o kadar yaklaştığımı hissediyordum, şimdi hissederim belki diyordum, ağzımın dolup taşması duygusunu… Ama iznim olmamıştı… 🙁

Hemen toparlanıp, tekrar tekrar özür dileyerek odadan çıkmaya hazırlanırken Efendim “Dur köle” dedi. Durdum. “Gel buraya” emri ile hemen deminki bulunduğum yere geldim ama bu sefer Efendimin önüne doğru eğilmemiştim. Dizlerimin üzerinde dik duruyordum. “Ama aşkım” dedi Sahibimin sevgilisi Hanımefendi. “Sen karışma” dedi ve “ben izin vermediğim sürece kölelerime emir verme karışmam” diye ekledi. Hanımefendi bozulmuştu ama cevap veremedi. Bu sefer çok daha güçlü bir el ensemden yakaladı beni, tuttu, sikini bana doğru çevirdi, yine o kocaman başını görüyordum sikin. Ve bir şey dememe gerek kalmadan o sik, ensemden tutulduğum için sabit kalan, kıpırdayamayan kafama doğru yaklaştı ve ben daha açamadan dudaklarımı yardığı gibi ağzıma giriverdi.
Ölmüş olmalıyım.

Sarhoştum… Kendimde değildim… Dizlerimin üzerinde duramıyordum, dizlerimin üzerinde sahibim beni ensemden tutuyordu adeta.

Ağzımın içine girip çıkan bir penis vardı, gözlerim kararmış, tansiyonum düşmüştü.

Evet, evet fark ettim, şu an, Sahibim, BDSMMaster Efendim ağzımı sikiyordu!!! Evet, bunun başka açıklaması yoktu. Ağzıma bir tat geldi… Boşaldı mı diye bir rüya gördüm ama yok değidi, sadece zevk sıvısı ağzımın içinde bir tabaka oluşturuyordu. Mumumsu bir tabakaydı. Ağzımın içine yayılmaya başlayan. Artık ne olduğunu bile anlamıyordum. Bi nefessiz kalıyordum, bir sarsılıyordum, dudağım acıyordu, boğazım acıyordu, yutkunamıyordum, ağzımdan boğazıma doğru bir takım salyalar akıyordu. Ensem sıkılmış durumda sanki ensesinden yakalanmış bir kedi gibi kalmıştım.

Derken bir anda bırakıldım, yıkıldım yere. Gözlerim resmen kararmıştı, tansiyonum düşmüş olmalı, yerdeydim. Seslerden anladığım kadarı ile de Sahibim, sevgilisi ile benim bıraktığım işi devam ettiriyordu.

Biraz kendimde güç bulunca, dizlerimin üzerinde doğruldum ve gördüm, işte az önceki pozisyonumda Hanımefendi vardı. Benzer şekilde çaresiz bir görünümde ağzı Sahibim, belki de Sahibimiz demeliyim, Sir Master Efendim tarafıdan sikiliyordu. Demek ben de demin böyleydim. Ağzımdan benim de acaba böyle şak şak şlap şlup sesler mi çıkıyordu penis ağzıma girip çıkarken. İstemsiz bir tebessüm oluştu dudağımda ama bir yandan da dayak yemiş gibiydim. Sanki içki içmiş gibi sarhoştum. Ağzımın içindeki Sahibime ait tadı, mumsu dokuyu, adeta ağzımın iç kaplamasını hissedince mutlu oldum, dakikalarca bu mumsu dokunun tadını çıkarabilirdim. Ne şanslıydım…

Onları rahatsız etmeden çıkmam gerekeceğini düşünüp, parmak ucunda az önce benim olduğum pozisyonumu izlemeyi bırakıp çıkarken, “Ben git demedim köle, gel izle” emri ile “Çok özür dilerim Efendim” diyip mutlu mesut şekilde dizlerimin üzerinde izlemeye başladım.

Offf offff Hanımefendi çok başarılıydı, ben boğazımda sınırladığım Sahibimizin sikini boğazına da misafir ediyordu. Boğazının şiştiğini dışarıdan bile fark ediyordum. Harika bir manzaraydı, aşık olduğum Sahibimin penisini bu sertliğe benim ulaştırdığımı bilmek de harikaydı. Keyifle izliyordum, keşke aynı pozisyondayken kendimi de izleyebilseydim. Keşke…

Sahibim zevk alıyordu, gözlerini kapatmıştı, boşalacak mıydı acaba? Acaba benim ağzımı sikerken de böyle gözünü kapatmış mıydı acaba? Ben de aynı zevki verebilmiş miydim acaba??? Kafamda bu sorularla izlerken Hanımefendinin nefessiz kalıp, bir an ağzından siki çıkarmaya çalıştığını fark ettim. Sir Master Efendim sanırım fark etmemişti ki, sikmeye devam ediyordu. Hanımefendi adeta ölmemeye çalışır gibi kendisini geri çekmeye çalışıyordu ki Sir Master Efendim, onu bıraktı, Hanımefendi nefes nefese, öksürerek geri düşmüştü yatağa. Sahibim, onun üzerine doğru uzandı, penisini sallanırken gördüm. Özlediğimi hissettim, kıskandığımı hissettim, keşke ben emebilseydim halen…

Sonra penisini Hanımefendinin kadınlığına dayadı, kadının vajinasının girişi genişledi, vajina dudakları o başın etkisi ile iki yana açıldı. Bir iki gidip gelmeden sonra o tapılası penis Hanımefendinin inlemesi ile birlikte içeri girdi. Tamamı girmemişti, başı ve biraz devamı girmişti. Hafif hafif girip çıktıkça her seferinde bir öncekinden daha derine gidişini gözlemliyordum. Biraz sonra şak şak diye iki terlemiş vücudun birbirine çarpışını izlemeye, arada çıkan penisin kökünü, Sahibimin sallanan taşaklarını izlemeye başladım. Keşke beni de çekseydi yanına, o taşaklarına doğru. Ama burada olmak bile büyük şanstı. İzliyordum…

Büyülenmiştim, adeta Hanımefendinin vajinasına değil de, halen benim ağzıma girip çıkıyormuş gibi o tempoya uyun şekilde ağzımın içindeki Sahibime ait tadı emiyordum. İnanılmaz etkilenmiştim. Eğer kızmayacağını bilsem, yahut daha doğrusu böyle bir şeye izni olsa, saldırıp o penisi tutup, ben emmek isterdim. Bu arzularla izlemeye devam ettim.

Büyülü büyülü bakıyor, hayaller kuruyordum ki kadının inlemeleri sırasında Sahibimin kasılmalarını fark ettim… Ah keşke boşalmasını görebilseydim, içinden çıkarıp Hanımefendinin vücuduna boşalsaydı. Neyse, tatil var önümüzde, bol bol görürüm belki diye ümit ediyordum ki… ki… ki… ki…

Emin değilim, gerçek miydi, rüyay mıydı, yo yo sonrasında emin olmuştum, gerçekti… O vajinadan çıkan penis, ne olduğunu bile anlamadan benim dudaklarımın arasıjnda girdi, bir iki girip çıktı, sonra birden kasıklarda suratımı hissettim, boğazımın şiştiğini…. Yo yo ölürüm demek istiyordum, ölürüm efendim, orada, boğazıma sokup boşalır, patlarsanız ölürüm Efendim demeye çalışıyordum ama büyük olasılık sadece şlap, şlup, glup diye sesler çıkarıyordum. Yüzüm Efendimin kasıklarına yumulmuştu… Tam Edfendim kasılarakk boşalacakken sikini boğazımdan, dilimin üstünden çıkartıp, dudaklarımın arasından da şlap sesi ile penisinin başını çıkarıp, yüzüme doğru fışkırmaya başladı…

Bir damlası bile ziyan olmamalıydı, olmamalıydı……..

Ağzımı o sarhoş halimle açtım açabildiğim kadarı ile, dilim de dışarıdaydı, yüzümden akan damlacıkları tutmaya çalışıyordu. Sonra bitti, Sahibimin sikinin ucunu yüzüme, saçlarıma sürterek sildi. Sonra ucunu bana emdirdi ve “Çık” dedi yorgun bir sesle…

Çıktım kuyruğumu sallayarak… Aynaya gitmeliydim… O da ne giderken yüzümden damlayan spermler oluyordu, elimle yakaladım, avcuma damlamalıydı. Boşa gitmemeliydi.

Aynada kendime baktığımda suçluluk duyarım diye korkuyordum ama kendimi bile tanıyamayacak kadar garip bir surat ve yüzümün her yerinden sarkan Sahibime ait spermlerle gurur duyuyordum. Tek tek hiç bir damlasını ziyan etmeden ağzıma alıp tadını çıkara çıkara yedim onları. Yetmedi avuçlarımdakileri, yetmedi yere damlayan var mı diye kontrol edip yerdekileriii…

Bir Cevap Yazın