sportmen bir komşuyum

      Yorum yok sportmen bir komşuyum

Sportmen bir komşuyum… Yeni taşınmışım apartmana. Kimseyi tanımıyorum… 1.80 boyunda, atletik kumral, yakışıklı bir delikanlıyım 25 yaşlarında… Ve boş zamanlarımda fitness yapıyorum. Bir gün eve yorgun argın gelmişim. 9. katta oturuyoruz kapıyı ayakla açıyorum anahtarımı ararken… İstikamet asansör… Güç bela    otomatiği buluyorum artık asansörün önündeyim… Basıyorum düğmeye sinirle… Sırtımda dünyanın yükünü kaldırmışım gibi ezici bir yorgunluk… Sanki dünyayı taşıyan Atlas benim. Lanet Asansor yine bozuk… Çekilir mi 9 kat… Küfürlerle çıkıyorum dokuzuncu kata… Tam arkamı dönüyorum merdivenlere doğru “Çalışmıyor mu    yine bugün” duyduğum en yumuşak en tatlı ses… “Hayır” kısa bir cevap ve baya ani süzüs elindeki çantalara bakılırsa alışverişten .    gelmiş… kadınları anlamak çok güç… Para nasıl kazanilir bilseler alırlar mı onca ıvır zıvırı iyi ki bekarım ama acıyorum kadına… Kaçıncı kat diyorum 9 diyor… komşuyuz yani… Serde de erkeklik var hani yardım edeyim diyorum iniinninn inininn inininiiiinnnnn Ali desidero gibi hani hanım latif şirin venüs mü desem afrodit mi alliiii desideerooo… Ah ulan MFO çantamın üstüne onca yükü alıyorum    omuzuma adımı soruyor önce… Metin diyorum… Ne iş yaparsın diyor anlatıyorum… Tanışmadık diyor… Yeni taşındım diyorum gülüyor… Masumiyetin altında wamp bir dişilik sezinliyorum. Ama anam, sağolsun, öğretti elalemin kadınına bakmamayı… Ya ana… Niye işledin bunları kafama… Tek dürüst ben miyim..ne var yani hayal kursam şu kadınla alakalı 9 kat… Sanki yürüyen merdivendeyim… Ama ters tarafa binmiş… 9 kat ayağımın altında 90 kat olmuş… Soruları bitiyor bayanın. Yorgunluktan soru sormayı düşünmeye bile zaman ayıramıyorum. Aynı soruları öznelerini bile değiştirmeden yöneltiyorum hanıma.    Semraymış adı… Ev hanımı. Eşi tekstilci. Çocuksuz istememişler. Bana ne diyorum içimden. Eve gitmek uyumak istiyorum. Yorgunum kadın önde ben arkada… Kendimi safari avcılarının eşyalarını taşıyan köleler gibi hissediyorum…Dar bir tayt giymiş. Bluz beyaz ve beline kadar iniyor. Yuvarlak geniş    kalçaları her merdivende sırayla bir iniyor bir kalkıyor. Benimkinde inme kalkma yok çoktan kalkmış otağını kurmuş bizim kel padişah utanıyorum. Ama çok seksi… O ne popo… Ne kadar muhteşem bacaklar… Sanki Michelengelo`nun keskisinden çıkmış bir rönesans heykeli. Beli de ince    hani… Sevgili anne affet beni bu kadın tam bir dişi, parfümü ter kokusuna karışmış… davetkar… tahrikkar… Sütyeninin askıları belli! Bluzundan poposuna bakılırsa külot giymemiş… Ya da tanga giymistir.. İz yok yani arkadaaş! 9. Kat… Tüm söylediklerimi geri alıyorum… Keşke 90. Kat olsaydı manzara dinlendirdi hani. Kollarıma güç geldi bizim ufaklık hareketlenince kapının önündeyiz. Torbaları yere koyuyorum.. teşekkürler ve bir de davet çaya gelirmisin, ah mahcubiyet nasıl da hayır diyebiliyorum… Evliymiş ama şahsen ben pul kolleksiyonunu tercih ederdim. Hem o daha    common neysek komşuyuz şunun şurasında… Vakitler uzun… Hem komşu komşunun keline muhtaçtır:-) göruşürüz daha. Teselli benimkisi… Kimbilir neler bekliyordu beni    içerde… Kocası da iş gezisindeymiş ayrıca. 3.katta söylediydi. Eve giriyorum. Maden suyu açıyorum buz gibi… İçine limon… Ve istikamet yatak    uyanıyorum akşam üstü saat 9:30`u az geçmis. Ah ulan… Gitti .    haberler… Neyse en azından Reha Muhtarı görmedik bu akşam… Kardayız yani… Ey Türkiye iyi akşamlar sana. Her nerede yatıyor ve yatırılıyorsan. Böyle miydi ya? Neyse karnım zil çalıyor. Atıştırıyorum mutfakta    lanet ulan bekarlığa sıcak yemek yemeyecek miyiz? Ve zil DING DONG… Kapıya yöneliyorum unutarak üstümde sadece şort olduğunu… Kaslar şişmiş bugün heybetin üstüne binmiş seksilik onu da kaldıran bizim ufaklık… Hani ufaklık deyip de hor görme be abla. Al eline ölç ,biç. 22 cm hem de kalın haa lafın gelişi ufaklık… Çadır hala yerinde.. Tiyatro çadırı mubarek yüzyılın ilk başlarında var ya hani bizde içinde de o kel dumbullu… En güzel numaralarını sahneliyor gülmekten kırardı milleti… Bizim ki girmekten kapıyı    açıyorum önümü siper ederek. Semra hanım seninde heyecan sesinde telaş hayırdır?.. Elektrik sigortaları atmış bakarmıymışım Ne demek ya… Senin için hemen atlar giderim kebana ordan kablo çekerim be abla… Üzerime bir tişort alıyorum. Dar… Ve kabran önümü saklamaktan aciz belime .    kadar… Onun bluzu gibi. Aynı kıyafet hala üzerinde… Ve elinde fener bana yol gösteriyor evin içinde sigortalar bakıyorum… Sigortalar atmış eee bu kadını görsem her zaman benim de atar be sigortalarım. Neyse bir telle idare ediyoruz durumu… Ev tekrar aydınlanma    çağını yaşıyor…Anında çağ atlattık hani… Sıra atlamada diyorum… Yani ona ayıp mı olsun. Ben de erkek değil miyim gülüyorum kendime.    İnsan kendiyle böyle konuşur mu ya..? çay diyor tekrar… Tabii diyorum artık tecrübe konuşuyor çaylar geliyor… Karşılıklı sohbet… Kekler de fena değil hani. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım… Tatlı ayy utanıyorum yazmaya şey yapalım yani tatlılar beni afrodize ediyor.. (bu tabir .    var mi yaa türkçe de… Azdırıyor demek istedim) bacak bacak üstüne atıyorum yine de gizleyemiyorum bizim aleti… Hani alet işler el övünür yaa… Bende hep aletle el beraber işledi ben dövündüm. Yakışıklıyız, erkeğiz sapına kadar ama… Ah utangaçlık… Neler kaçırdım bee ama bu akşam utangaç değilim. En kirli duygularımı giyerek geldim buraya rahat et diyor bacakları çok seksi, aha! o    da ne ulan bu kadın sütyeni çıkarmış bee.. Memelerini görüyorum beyaz bluzun altında hani bunu erbakan görse elini ağzına atar ABOVV derdi! Meshurane ama ben elimi nereye atayım sen söyle insafsızın kızı yani nereye… Ya da neremi tutayım? “NEREMi NEREMi?”…    Ve dayanamayacağım teklif o muhteşem kırmızı dudaklardan bir bulut zerafetinde süzülüyor kulaklarıma. Kocam bir haftadır yok evde canım sıkılıyor. Açıkcası erkeksizim ve eller bluza doğru gidiyor. Çözülen düğmelerle ayağımın bağları çözülüyor… Sigortaları ben bozdum… Senaryo yani eh Semra in Love cinemalarda oscar fatihesi.. (erkek olursa fatih, kız olursa fatihe) ..arghhh bayılırım ben böyle havalara… Hava nasıl olursa olsun ama benim havam yerinde ve güzel olsun… Ve başlıyor the hot action. yeahhohhh…bittee (almanca öğrendik biz boşunammı o filmlerde… Açık ögretim…) devam    edecek sevgili arkadaşlar nasıl? Beğeniyor musunuz?.. çok sulu oluyorsa yazılar biraz dozajı azaltabilirim… Öyle hemen konuya girip sıradan hikayeler gibi… Argodaki ifadeleri yazarak romantizme ihanet etmek istemiyorum… Ve edebiyata… Bir de romantizme… Gönderen: Metin – devilcik
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Bir cevap yazın