Bilal Karım Oldu

admin   12 Haziran 2016   Yorum yok Bilal Karım Oldu

Okuyacağınız hikaye yaşanmış bir hikayedir.

2009 yılının Temmuz ayıydı. Eskişehir’de üniversite öğrenimimin 3. Senesini devirmiş , 1 ay önce yaz tatili için ailemin istanbul’daki evine dönmüştüm. Sıcak ve uzun yaz günleri boyunca yapacak bir şey bulamadığımdan her gün saatlerce porno izleyip, seks hikayeleri okuyup defalarca 31 çekiyordum. Üniversitedeki üç yıl boyunca Ceylan isimli 19 yaşında, şişman bir kızla kısa süren tek bir ilişkim olmuş, sadece sikmek için birlikte olduğum Ceylan’dan sıkılınca ayrılmıştım. Azgınlığımı bastırmak için para buldukça orospulara gitmiştim. Son 1 senedir de bir defa Ankara’da iki defa Eskişehir’de olmak üzere üç defa travestilerle ilişkim oldu. İlk iki ilişkimde çekinsem de Melis isimli meşhur travesti ile yaşadığım birliktelikte koskoca yarrağını görünce kendimi o koca siki yalamaktan alıkoyamamıştım. Yaşadığım son ilişkinin üzerinden kısacası üç aydan fazla zaman geçmiş, evimdeki odamda her bekar ve abazan Türk genci gibi sikimi sıvazlayıp duruyordum. Sekse açtım, biriyle sevişebilmeyi delice istiyordum ama bir orospuyla seks yapabilecek kadar param yoktu.

O uzun ve sıkıcı günlerde mahalleden arkadaşlarla yazları akşama doğru halı saha maçları yapardık. Böyle günlerde bizler sahada futbol oynarken bazen komşumuzun oğlu Bilal’i sahadan biraz uzakta ya bisiklete binerken ya da yaşıtı ve hatta akranı bile olmayan çocuklarla takışırken görürdüm. Bilal sarışın, 170 cm boylarda, 65 kg civarı balık etli biriydi. O zamanlar lise ikiye gidiyordu. Hem tüysüzlüğüyle hem baby face suratı ile bir kızı andırıyordu. Fiziksel yapısıyla tavır ve davranışları da uyumluydu, yani biraz kırıktı. Onun bu yanını bilen yaşıtları onu canları sıkıldıkça arada döverlerdi. Hatta birkaçının bu çocuğa pandik attığına Bilal’in de onlardan kaçıp küfrettiğine tanık olmuştum. Bilal’in annesi Zeliha abla ile annem arkadaştı, Zeliha bazen bize gelir annemle sohbet ederdi. Geldiğinde oğlu Bilal’i ve küçük kızı Seray’ı da zaman zaman bize getirirdi. O güne dönersek, halı saha maçında kavga etmiştim, can sıkıntısıyla eve dönüyordum. Yolda Bilal’i ve yanındakileri gördüm. Bilal’le aynı yaşta olan çocuklar Bilal’e pandik atıp kalçalarını sıkıyor, çocuk bunları itip küfredince de Bilal’i tokatlıyorlardı. O zamana kadar Bilal’in arkadaşlarından dayak yiyip, taciz edilmesiyle çok ilgilenmemiştim ama kafam bozulduğundan ve çatacak yer aradığımdan Bilal’e sataşan itlere bir iki tokat patlatıp, Bilal’e: “sen ne biçim adamsın lan, ezdirme kendini” deyip kolundan çekerek önüme kattım. Aynı binada oturuyorduk, onlar bizden iki kat daha aşağıdaydı. Bilal apartmana girince annesinin evde olmadığını söyleyince mecbur bize götürdüm. Bizde herkes çalışıyordu, ev boştu.

Karnımız açtı, beraber sandviç yedikten sonra televizyonun başına oturduk ama öğle ortasında televizyonda bir bok olmadığından sıkılıp bilgisayara geçtik. Bilal bilgisayar masasına geçti, bense arkadaki çekyata oturdum. Bilal sürekli “Saffet abi sağol, beni koruduğun için” diyordu. Güneş odamıza vuruyordu ve ilk kez o yoğun ışık atmosferinde Bilal’in kolları ile bacaklarının şahaneliğini fark ettim. Altında dizlerinin bir karış üstünde biten açık mavi bir şort vardı, görebildiğim kadarıyla bacakları o kadar biçimli ve kadınsılardı ki doğrudan o bacakları bir kadına monte etseniz bir erkeğe ait olduğunu kesinlikle anlayamazdınız. Kolları da bir o kadar narin ve zayıftı. Bembeyaz kollarında ve bacaklarında tek bir tüy yoktu. Kendimi durdurmak istesem de Bilal’i süzüp incelemeye devam ediyordum. Dudakları kırmızı ve incecikti. İncecik kaşları, yeşil ufak gözleri ve hafif bir pembemsilikte yanakları öpmek istiyordum. Önce yavaşça öpmek istiyordum dudağının kenarından sonra çenesinin altında tutup dudaklarını öpmek istiyordum.

Sikim kalkmıştı, kalbim de küt küt atıyordu. Kendi kendime konuşuyordum:

– Oğlum Saffet, sapıtma komşunun oğlu senin bu çocuk. Sapık mısın sen? Kız düşüremediğin için iyice sapıttın. Hem bu erkek lan nasıl sikeceksin?
– Ne erkeği ulan? Önüne gelen ellliyor bunu, zaten neresi erkeğe benziyor şunun? Sikmişlerdir bile bunu. Herkes elliyor, ben de birazdan arkasından sarılıcam buna. Kim ne yapabilir? Herkes ellemiyor mu zaten? Herkesi söylemedi de anasına beni mi söyleyecek? Zaten karı dul, ne yapabilir? Zeliha’yı da sikerim ulan.
– Oğlum Saffet yapma bir anlık zevk için. Yapma.
-Sikerim anasını avradını. İstiyorum ben bu tatlı şeyi.

Kafam karışıktı ama arzularıma gem vuramıyordum. Önümde oturan annemin samimi olduğu bir kadının oğluydu ama kafamdan fena şeyler geçiyordu. Arkasından Bilal’in ince, beyaz boynuna ve ensesinden sırtının bir bölümünü kadar çıplak olan açıklığa bakıyordum, teni kusursuz, adeta kaymak gibiydi. Bir koltuk alıp Bilal’in yanına oturdum, porno siteler açmaya başladım. Sanki bu hareketlerimde uzuvlarıma emir beynimden değil, sikimden geliyordu. Ben porno siteleri açarken bana tekrar teşekkür etti, bende elimle başını okşadım ve elimi boynundan omuzlarına doğru yavaşça elimi bıraktım. Bedeninde gezinen elim, sıcacık ve yumuşacık teni içimdeki arzuların hızla ve coşkuyla kabarmasını sağlamıştı. Elimi çekip bir porno video açtım, bir kadın vardı ve amcığını okşuyordu ekranda. Ben de bir elimle aletimi göstere göstere okşuyordum. Bilal’den 5-6 dakika boyunca bir hareket gelmeyince ona sen bir şeyler aç da izleyelim dedim. O da “tamam Saffet abi” dedi.

Porno video sitesinde bir şeyler arayıp duruyordu , açtığı ilk birkaç videoyu beğenmedim. Vücudum da yanmaya başladı, ne olursa olsun Bilal’i zorlayacaktım. Eğer çok ağlayıp zırlarsa okşayıp bırakacak ama ses etmezse sikimi kalçalarına dayayıp arasında gidip gelecektim. O arama yaparken üzerimdeki tişort ve şortu çıkartıp, yanına tekrar oturdum. Bilal arama yapmaya devam ediyordu, uzatmaya hiç niyetim yoktu. Elimi saçlarına attım, hafifçe okşuyordum. Bana bakıp gülümsedi, “seni hep koruyacam bundan sonra” bilal yumuşak ve düşük bir ses tonuyla “sağol abi” dedi. Saçlarından ensesine yumuşak dokunuşlarla inmeye başladım, sonra elimi çekip tam sırtının ortasına hafifçe yapıştırdım. “Bilal kız arkadaşın var mı?” yine hafifçe” yok” dedi. Elimi tişortunun altında sokarak sırtını okşamaya devam ettim. Bilal’in nefes alıp verişleri hızlanmış, yanakları iyice pembeleşmişti, “sikin kalkıyo mu bilal?” bana baktı sustu. Sol elimle bu sefer ürkütmemek için şortunun üzerinden ağır ağır sikini okşamaya başladım. 7-8 defa gidip geldikten sonra elimi şortunun içine atıp sikini tuttum, pek kalkmış gibi değildi. Bilal hemen eliyle elimi tuttu, ben elimle sikini kavramıştım, o ise küçük eliyle sikini kavrayan elimi sıkıyordu. Bilal başını benden ters tarafa çevirip, gözlerini kısmıştı. Elimi tutmaya devam ediyordu. Başımı uzatıp, yanaklarını ve boynunu küçük küçük öpmeye başladım, teni o kadar taze ve çekiciydi ki öpmekten kendimi alamıyordum. Kulak memesini bile öpüyordum. Bu sırada ellerimle sırtını okşamaya devam ediyordum.

Bilal’in boynunu, yanaklarını ve dudaklarının kenarını dakikalarca öptüm, Bilal sonlara doğru başını benden yana çevirdi ve ter içinde kalan elimden elini kaldırarak yanağımdan yavaşça tutup beni dudaklarının tam ortasına doğru çekti. Bilal’in dudaklarını aşkım diye inleyerek öpüyordum, incecik dudakları ağzımın ve dudaklarımın içinde kayboluyor, sert ısırıklarımla dudaklarını kızartıyordum. Bilal’in zevk iniltilerine, acı iniltileri de eşlik ediyordu.

Yavaş yavaş ayağa kalktık, Bilal koltuğu öne itip bize yer açmak için arkasını bana dönerek koltuğu biraz ileri sürdü. Saniyeler süren o anlarda altımdaki boxerı çıkarıp attım, sikim kıpkırmızıydı. Bilal’in koltuğu öne iterken beni azdırmak için özellikle kıvırdığı kalçalarına dayanamayıp şortunu ve külodunu indirerek daldım. Yarağımı Bilal’in bembeyaz, tatlı, dolgun kaçlarının arasına sürtüyordum. Bilal de bana doğru kendisini bastırdı. Heyecandan kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Bilal hızlı hızlı nefes alıyor hafifçe inliyordu, aletim şişmişti. Bilal bana daha da yaslanıyordu, bir elimle önce beyaz t-shirtünü yukarı sıyırdım ve elimle belinin yukarısından karnına, göğsüne ve meme uçlarına kadar elimle okşamaya başladım. İkimizi de ateş basmıştı, yanıyorduk. Dayanamıyordum… Bilal o 10 saniyelik sürede arkasına bakmadı. Bense çırılçıplaktım. Heyecanımı, azgınlığımı zapt edemiyordum o anlarda. Dünya batsa, rezalet çıksa, sonu mahkemede bitse bile Bilal’i bağırta bağırta sikecektim. Bilal’i kendime çekip yüzünü bana dönmesini sağladım. Sanırım suratım vahşi bir hayvanı andırıyordu, Bilalse kızarmış, dudakları aralık bir şekilde başını öne eğerek sikime bakıyordu. Öyle tatlıydı ki yüzü…T-shirtünü çıkardım, pembe meme uçları ve bembeyaz pürüzsüz göğüsleri ve ufacık karnı karşımdaydı. Kendimi tutamayıp yüzüne dikkatli dikkatli baktım. Elimle çenesinden tutup başını kaldırarak yüzüme bakmasını sağladım. Gözlerimizle birbirimizi yiyorduk. Uzatmadan dudaklarına yapıştım, yatağın üzerine yığıldık. Altımda küçücük kalmıştı. İlk seferde dudaklarını kaçırsa da dudaklarım minik, ince dudaklarını kuşatmıştı. Dilimi ağzının içine sokuyordum, dillerimiz dans ediyordu. Birkaç dakika sonra ellerini yataktan kaldırarak sırtıma koydu. Bense ellerimle onun sarı yumuşak saçlarını okşuyor ve meme uçlarında geziniyordum.

Küçük tatlı ısırıklarımla Bilal iyice kıvama gelmiş ve inlemeye başlamıştı. Başımı o güzel boynuna dayayıp öperek omuzlarına kadar indim. Vücudu tam bir l****a kız vücuduydu, eski sevgilim Ceylan’ın vücuduna on basardı öptüğüm titreyen, kadifemsi beden. Ağır ağır tadına vararak memelerine geldim, bir elimle memelerini okşarken, dilimle usul usul meme uçlarını dilleyip ıslatıyordum. Bilal’in inlemeleri iyice artmıştı, körpe kız gibi kısa kısa ve sık sık inliyordu ahh ahh diye. Doğrulup patlamaya hazır vaziyetteki yarrağımı Bilal’in ağız hizasına getirdim. Bilal de hemen doğrulup sikimi avuçladı ve dilleyip yalamaya başladı. Patlayacak gibiydim. Kafasına tutarak iyice ağzının içine soktum. “karıcım işte böyle….benim minik sarı prensesim….ahhhh…sarı papatyam harikasın….birazdan içini ısıtıcam…senin tatlı deliğini doldurcam güzelim…” bilal’in ağzına ve yüzüne hayvansı sesler çıkararak patır patır attırdım. Bilal hemen banyoya koştu.

Birkaç dakika sonra geldiğinde yüzüme bile bakmadan t-shirtünü alıp kapıya yöneldi. Hemen kalkıp kapıya koştum, çırılçıplaktım ve kapı açıktı. Merdivenin başında Bilal’i tutarak, biraz zorla da olsa onu eve tekrar soktum. Dışarıda biri bizi bu halde görse herhalde çıngar çıkardı. Bilal ağlamaklı bir sesle “gidicem gidicem” diyip duruyordu. Belli ki korkmuştu. Kapıyı kapatıp onu ikna etmeye çalışıyordum, dudaklarını büküp yere bakması ve ağlamaklı sesi beni yine azdırmıştı. Başını yukarı kaldırarak zorla dudaklarını öpmeye başladım. Bu sefer daha hırçındı ama ben de kararlıydım. Dudağımı ısırınca suratına tokadı yapıştırdım. Ellerimle şortunun altından kalçalarını avuçladım, kendisini sıkıyordu. Ama okşayıp öperek, güzel sözler söylerek çözülmesini sağladım. Artık öpüşmeye o tüysüz, seksi oğlan yön veriyordu. Parmaklarım deliğindeydi, külodunun içi sırılsımlaktı, ikimizde terli ve ıslaktık ama birbirimizi delice istiyorduk. Bilal’in dudaklarından kurtulup şortunu indirdim, minicik pipisi kalkmamıştı bile. Kalçalarını bana doğru çevirdiğinde vurulmuştum yine…Bembeyaz, pürüzsüz, dolgun ve çıkıktı. Kıvrımlarını ellerimle ağır ağır okşuyor, ıslak ıslak yalıyor ve öpücükler konduruyordum. Kalçalarını biraz daha aralayıp deliğine baktım,tek bir kıl yoktu. Bu deliği uzun uzun yalamak istiyordum. “Karıcığım” deyip, doğrularak kucağıma aldım, şaşkın gözlerle bana bakıyordu.

Duşun altına birlikte girdik. Su saçlarımızı ıslatmıştı, Bilal’in nefis vücudundan akıp gidiyordu. Dayanamayıp dudaklarına yapıştım, sırtını fayansa dayamıştı. Sikimi kalçalarına dayadım. Uzun uzun öpüştük ve artık Bilal’i sikmek için yanıp tutuşuyordum. Ellerimle vücudunu ve deliğini sabunladım. Birlikte kurulanarak odamdaki yatağa geldik. Bilal’in çenesinden tutup bir öpücük kondurdum ve “bana artık kocacım diyeceksin” dedim. Sonra yatakta domalır bir pozisyona getirdim. Muhteşem kalçalarını avuçladıktan sonra, deliğini dillemeye başladım. Bilal; kocacım, aşkım diye inliyordu. Vazelini birazcık parmağıma sürerek deliğini yağladım. Ağır ağır başparmağımı soktum. İnleyerek içine aldı. İki parmağımı aynı şekilde sokunca kıvama geldiğini anladım. Demir gibi sertleşmiş kalın yarrağımın başını hafif hafif sokmaya başladım. Bilal’in inlemeleri bağırtıya dönüşmüştü, o kadar çok bağırıyordu ki etraftan duyan olacak diye korkmaya başladım. Sikimin başını biraz ani bir hareketle sokunca “yapma” diye bağırdı. “karıcım korkma yavaş yavaş” diyerek sakinleştirdim. Hafif oynatarak ve biraz da bağırtarak sikimin tamamını soktum. Bilal acı çekiyordu ama her sokuşumda acısı biraz azalırken zevki de artıyordu. İçi sıcacıktı, kalçalarını tokatlaya tokatlaya derinlerine girip çıkıyordum. Bilal bağıra bağıra inliyordu. Yavaş yavaş alışmaya başladı, artık sadece inliyor ve “kocacım” diye söyleniyordu. İçine patladım Bilal’in.

Sonra Bilal’in yanına uzandım, üst üste iki halı saha maçı yapmış gibiydim. Komşumun gay oğlunu sikmiştim, bir lise öğrencisini sikmiştim. Annemin en samimi arkadaşının oğlunu domaltmıştım. İlk kez bir erkekle beraber olmuştum. İlk kez böyle boşalmıştım. Ulan sahi ben ne yapmıştım? Bu sorulara yenileri ekleniyor ve kafam bu sorularla dolup taşıyordu ki prensesimin yarrağımın üzerini ıslatan dil darbeleriyle bu şoktan çıktım. Sikimi o kadar güzel emip, yaladı ki boşalmaya yakın ağzından çekerek yüzüne boşaldım. Sonra yüzündeki dölleri ellerimle silerek Bilal’i kucağıma alıp öperek duşa götürdüm.

Bir Cevap Yazın